ŞİŞLİ TRAVESTİ

ŞİŞLİ TRAVESTİ

Şişli travesti Kendimle barışığım, elimden geldiği kadar doğruyu yapmaya çalışıyorum. Mesela şimdiki travestilere bakıyorum, yeni nesil olanlara… Şişli travestileri Bir tuhaflar, yürüyüşleri bir tuhaf, ağızlarında sürekli küfür, çok çirkin görüntüler…Şişli travesti ”Ayağa kalkıyor Emel. Beline uzanan saçlarını yeniden taramaya başlıyor, boynunda derin bir bıçak izi. Şişli travestileri Göbeğini açıyor birden. ŞİŞLİ TRAVESTİ Derin bir kesik daha! Kollarını sıyırıyor, onlarca faça!Gülümsüyor: “Harita gibidir vücudum” diyerek anlatıyor:Bir gün çok içmiştim, pilot gibiydim. Harbiye’de çalışıyordum o gece. Şişli travestileri Mekânı polis bastı. Toplamaya başladı herkesi. Travestinin, transeksüelin, fahişenin saçlarını kesiyorlardı o vakitler karakolda. Beni ekip otosuna bindirecekleri sırada kollarımdan tutanlara birer tekme atıp çıkardım cebimden falçatayı, kestim boğazımı. Beni Taksim İlkyardım’a kaldırmışlar. Kurtulmuşum işte! O zamanın Şişli travestileri parasıyla 1 milyon ödettiler hastaneye. Şişli travesti 5 dakika daha geç kalsam gidiyordum Tahtalıköy’e…”Karanlık ağır ağır çökerken, sokaktaki hareketlilik de artıyor. Eve müşteriler girip çıkmaya başlıyor. Pazarlıklara şahit oluyoruz. Ne var ki Ayşegül geceyi çalışarak geçirmeyecek. Çünkü psikolojik durumu buna müsait değil. İki hafta önce intihara kalkışarak yaşamla bağını koparmak isteyen genç, kullandığı ilaçların etkisiyle ağır ağır konuşuyor: “Aşk acısı bize göre değilmiş. Kaldıramadım ağır geldi. Yemiyor, içmiyor, unutmaya çalışıyorum. Şişli travestileri Dünya tersine döndü. Hani yazsam roman olur derler Şişli travesti ya bizimkisi de o şekil bir hayat.” Ayşegül, o romanın en trajik sayfalarını, hüzünlü bir ses tonuyla okuyor: “Antalya, Kaş’ta doğdum. İyi bir çocukluk geçirmedim. Annemle babamın bana bakacak durumları yoktu. Şişli travesti Bu yüzden anneannem büyüttü beni. Şişli travestileri Zaten çok küçük yaşta da evlendirildim. Üç çocuğum oldu. Fakat kocamdan o kadar çok şiddet görüp dayak yedim ki evimi bırakıp kaçtım sonunda. Uzun süredir çocuklarımın hiçbirini görmedim, burnumda tütüyorlar!” Ayşegül’ün hikâyesi Antalya’dan İstanbul’a uzanıyor. “Önce barlarda çalıştım, sonra konsa çıkmaya başladım” diye sürdürüyor. Fahişelikle son bulan hikâyesi ise acı çektiği için intihara kalkıştığı dört buçuk yıllık ilişkisinde gizli…Sonra bu hayırsızla tanıştım işte. Çok sevdim. Karısı ve çocukları vardı.